İbadet Ediyorum Ama Hâlâ Huzurlu Değilim, Neden?
Bazen oluyor. Namazını kılıyorsun, orucunu tutuyorsun, Kur’ân da okuyorsun. Ama içindeki o karmaşa geçmiyor. Sanki ne yapsan, bir yere varmıyor gibi.
“Ben ibadet ediyorum ama hâlâ huzurlu değilim. Neden?”
Hiç kendine bu soruyu sordun mu? İnsan bazen sorar hem de defalarca. Hani derler ya, “Namaz kılan insan huzur bulur.” İyi de, ya kılıyorsun ama bulamıyorsan? O zaman bir sorun var. Ama sorun nerede?
Bak mesela…
Bazen namaz sadece bir dosya kapatma gibi oluyor.
Hızlıca kılınıyor. Gerekli adımlar atılıyor.
Kıyam, rükû, secde… Beden çalışıyor ama ruh nerede? Bir de Kur’ân var. Okuyorsun. Ses çıkıyor, harfler tamam. Ama mana geçmiyor içeri. Kalp kapalı, sanki camın arkasından bir şey izler gibi.
Peki bu neden böyle?
Belki de Kalbimiz Orada Değil İmam Gazâlî çok güzel bir şey söylüyor:
“Namaz, kulun Rabbiyle konuştuğu makamdır. Eğer kalbi orada değilse, o perdelenmiştir.” Yani mesele yalnız “kılmakta” değil. Asıl mesele: “Kalbin orada mı?” Sen oradayken, kalbin nerede? İbadet sadece ve sadece bedenle yapılınca eksik kalıyor. Namazda kalp yoksa, secde bile eğilmez hâle geliyor. Kur’ân okunurken düşünce yoksa, ayet bile kalbe dokunmuyor.
O Zaman Ne Oluyor?
İbadet bir alışkanlık oluyor. Namaz sıradanlaşıyor. Dua otomatikleşiyor. Kalp artık heyecan duymuyor. Sen hâlâ ibadet ediyorsun ama… O ibadet seni etkilemiyor. Ve sonunda içinden o cümle yükseliyor:
“Ben ibadet ediyorum ama huzurlu değilim…” Evet, çünkü ibadet ruhsuzsa beden yorulur ama kalp huzur bulmaz. Şimdi sana sahabe hayatından bir kesit anlatayım.
Hz. Ali radıyallahu anh efendimiz savaşta ayağına saplanan ok yüzünden çok acı çekiyormuş. Ama o oku ne zaman çıkarıyorlar biliyor musun?
Namazdayken! Çünkü o an, Hz. Ali’nin kalbi Allah’la öyle bir bağ kuruyor ki… Acıyı bile hissetmiyor. Namaz, onun için bir sığınak oluyor. Bir buluşma. Bir kopuş. Bir kavuşma.
Bizim de ibadetimiz böyle olabilir mi? Belki büyük değişim, küçük bir farkındalıkla başlar. Şunu denemek lazım! Bir hafta boyunca, her namazdan önce 30 saniye durmak, hiçbir şey yapmamak, sadece nefes alıp şunu söylemek lazım kendimize:
“Şimdi Rabbimin huzurundayım.” Sonra tekbir alıp başlamak lazım. Bu kadar… Ama o 30 saniye, belki de içindeki kapıyı açacak. O kapıdan geçince, belki de aradığın huzuru bulacaksın.
Kim bilir?
Son bir cümle ile tamamlayalım: İbadet, şekil değildir yalnızca. İbadet bir yöneliştir. Bir kavuşma niyetidir. Kalbin oradaysa huzur da oradadır. İşte o yüzden kendine şunu sor: “Bugün Rabbimle buluşabildim mi?” Cevap ne olursa olsun, Yeniden başlamak için her secde bir fırsattır.

